Rüya Gibi bir İtalyan Düğünü

Nerde kalmıştık? Hmm düğünler diyorduk, araya başka yazılar girdi.. Bu sene çektiğim düğün fotoğraflarına kaldığımız yerden devam edecek olursak; geçtiğimiz Eylül ayında evlenen diğer çift ise Federico ile Carlottaydı. Her ikisi de İtalya’nın Verona şehrinde doğup büyümüşler, ancak tanışmaları çok sonralara denk gelmiş.. Federico ile Hakan 2005-2007 yılları arasında Barselona’da aynı üniversitede yükseklisans yaptılar. Ben de yükseklisansım Şubat 2007’de bitince 3-4 ay Barselona’ya dil kursuna gitmiş ve orada Federico’nun da aralarında bulunduğu Hakan’ın Barselona arkadaş grubuyla tanışmıştım. Hatta hep birlikte o yaz Türkiye’nin güney sahillerinde araba kiralayıp bir haftalık road trip (arabayla tur) yapmışlığımız bile var.. O tarihlerde Federico (kısaca Fede) ile Carlotta hala birlikte değillerdi, tanışmaları bundan sonraki döneme denk geliyor.

FC01

Sonraki senelerde Carlotta da gruba katıldı. Allahım bu ne şeker ne candan bir kızdı! Fede’yle beraber Roma’da kaldıkları evlerini ziyaret ettiğimizde bizi nasıl da iyi ağırlamışlardı! Birbirine sırılsıklam aşık oldukları da her hallerinden belliydi. Fede, Carlotta ve gruptaki diğer çocuklarla birbirimizi belki senede bir kez görebildik ama yakın arkadaşlığımız sürdü, bugünlere geldi. Bizim düğünümüze tam kadro gelen sevgili dostlarımız, bizi çok  mutlu etmişlerdi. Bu sene iade-i düğün ziyareti yapma sırası bizdeydi. Önce Fede’den evlenme teklifi ettiğine dair kısa bir mail geldi ve en az onlar kadar sevindik bu habere! Sonrasında evlilik tarihini ve yerini belirlediklerine dair bir haber daha..
FC02
Hakan da ben de dostlarımızın düğünü için Verona’ya gitmek için sabırsızlanıyorduk. Erkenden biletlerimizi aldık, ben de fotoğraflarını çekebilmek için iznimi aldım :) İlk defa bir Katolik düğününe katılacaktık, dolayısıyla sürprizleri bol bir düğün bizi bekliyordu.
Verona’ya düğünden bir gün önce vardığımızda hava günlük güneşlik, sıcacıktı.. Hava durumu bir gün sonrası için yağmurlu gösteriyordu ve düğünün bir kısmı açık havada planlanmıştı. Bu bize İstanbul ve İzmitte yağmur tahminleri yapılan 10 Temmuz 2010 gününü, kendi düğün günümüzü hatırlattı. Biz şanslıydık, o gün İstanbul’u sular seller götürürken, düğünü yapacağımız İzmitteki düğün mekanına bir damla yağmur düşmemişti ve açık havada gönlümüzce eğlenmiştik. Aynısını Fede ve Carlotta için de gönülden diliyorduk..

FC03

Geldiğimizi Fede’ye haber verince, düğün için son kontrolleri yapmak üzere beraber düğün mekanına gitmeye davet ettiler. Düğün mekanına yaklaşırken gözlerimize inanamadık. Düğünü yapacakları mekanın ismi Villa Novare idi ve üzüm bağlarıyla çevrili, tek bir şişesi yüzlerce euro olan ünlü Amarone şaraplarının üretildiği Valpolicella bölgesinde bulunuyordu. 18. Yüzyıldan kalma bu Villa, bir ana bina, iki de kanattan oluşuyordu, büyük bir ön ve arka bahçesi ve küçük bir gölü vardı. Ana binanın girişinde Yunan ve Roma heykelleri bulunuyordu. Kilisedeki evlilik töreninin ardından konuklar Villa’ya getirilecek, önce arka bahçedeki gölün etrafında kokteyl gerçekleşecek, ardından da ana yemek büyük salonda verilecekti. Ancak hava durumunun yağmurlu göstermesi sebebiyle farklı bir kokteyl alanı ayarlanması gerekiyordu. Beraber villanın bahçesini ve kapalı diğer yerlerini gezdik ve Fede ve Carlotta’ya seçimlerinde elimizden geldiğince yardım edip, onları rahatlatmaya çalıştık..

FC1.1

Villanın gerçek sahipleri masrafların altından kalkamayıp ekonomik zorluğa düşünce villayı satmak zorunda kalmışlar. Villanın yeni sahipleri olan Mosconi ailesi yıllarca kendi bağlarından topladıkları üzümleri Amarone ile Recioto şaraplarının üretiminde kullanmışlar ve şaraplarını villanın alt katında bulunan geniş şarap mahzenindeki devasa ahşap fıçılarda saklayıp yıllandırmışlar.
FC1.2-2
Şarap mahzeninden ”şimdi bu fıçılardaki şaraplar kimbilir ne kadar değerli ve lezzetlidir” diyerek ayrıldık ve akşam ana yemeğinin sunulacağı büyük salona vardık. Salonun boyu iki kat yüksekliğindeydi, dar bir balkonu vardı. Duvarlar ve tavan doğayı ve tarımı canlandıran frescolarla süslenmişti. Gerçekten büyüleyici ve romantik bir mekan seçmişti dostlarımız, hayran kalmamak elde değildi.
Artık şehre dönme vakti geldi, Fede’ler bizi bırakıp son kalan işlerini tamamlamak üzere evlerine gittiler. Biz de akşama kadar Verona’nın sokaklarında gezip şehri keşfettik. Fede ile Carlotta’nın misafirperverliği düğünlerine de yansımıştı. Bizim gibi bir gün önceden gelen misafirleri için akşam şehir merkezinde Aperatif hazırladılar. Keyifli bir akşam geçirdik. Bu daha başlangıçtı..

Verona

Düğün günü öğleden sonra saat 4’te şehrin merkezindeki Duomo Kilisesinde buluştuk ve içeri girdik. Fede heyecanlı bir şekilde Carlotta’nın kiliseye varışını bekliyordu. Sonra Carlotta rüya gibi gelinliği ve güzelliğiyle herkesin gözlerini kamaştırarak kiliseden içeri girdi. Babası yıllar önce vefaat ettiği için okuldan sevdiği bir öğretmeni yürüttü onu kilisenin koridorunda.. Mutluluğu yüzünden okunuyordu, ben de fotoğraflarını çekiyordum.

FC2

Beni baştan tembihlediler. Rahip konuşma yaparken kesinlikle fotoğraf çekilmesini istemiyor, ama konuşmadığı zamanlarda çekebilirsin istediğin gibi diye. Törene müdahale etmemek için, genelde fotoğrafları arkadan çektim. Ancak bir ara dayanamayıp attım kendimi ön saflara :)

FC3

Dedim ya ilk defa bir kilise düğününe şahit oluyorduk ve törenle ilgili pek bilgimiz yoktu. Töreni bizim törenler gibi 5-10 dakika beklerken, rahibin konuşması, evlenecek olan çiftin yakınlarının konuşmaları ve kutsal ekmekten yeme ile birlikte tören yaklaşık 1,5 saat sürdü!
FC4
Törenin sonuna doğru ailelerin gözleri mutluluktan dolu dolu olmuştu. Tebrik ve iyi dileklerini evlenen çifte ilettiler ve herkes kiliseden dışarı çıktı. Fede ve Carlotta herkesin çıkmasının ardından kiliseden el ele çıktılar ve bir pirinç yağmuruna tutuldular!! Neden pirinç atılır diye sorduğumuz çoğu kişi aslında neden atıldığını bilmiyordu ama bir avuç da onlar atıyordu. Sonradan öğrendik ki ta eski Romadan kalma bir alışkanlıkmış bu.. O kadar eski ki neden olduğunu unutmuş herkes :) Bir çeşit tahıl, genelde de buğday atılırmış düğün törenlerinde evlenenlere ve ziyaretçiler bu şekilde evli çifte bir ömür boyu bereket ve refah dilerlermiş..

FC5

Herkes çılgınlar gibi pirinç attı yeni evli çifte! Öyle ki havada uçuşan pirinçlerden birkaçı Fede’nin kulağına bir kısmı da Carlotta’nın saçına takıldı :)
FC6
Ardından aile fotoğrafları çekildi. O ana kadar yagmurdan eser yoktu..

FC7

FC8

Yeni evli çift, arkadaşlarının sürpriz olarak süslediği gelin arabasına, eski bir arabaya binip düğün mekanına doğru yola çıktılar ve yagmur basladi… Biz de otobüslerle onların peşinden yola çıktık.
FC9
Villa’ya vardığımızda hepimiz açlıktan ölüyorduk ve karşımıza çıkan kokteyldeki yemekler karşısında kendimizi kaybettik! Onlar ne lezzetli kanepelerdi yarabbim!

FC10

Kokteyle sonradan katılan Fede ile Carlotta girişte iki tane güvercin uçurdular. Güvercin uçurmanınsa farklı anlamları var. Biri evli çiftin yepyeni, saf bir başlangıç yapması, diğeri de evlerinin ömür boyu huzurlu ve barış içinde olması..

FC20

FC21
Kokteylin ardından büyük salona geçildi ve yemek ziyafeti orada devam etti. Ardı ardına gelen tabakları tok olmamıza rağmen silip süpürüyor, balkabaklı makarnadan ikinci bir tabağı söylüyorduk. Nasılsa dansta eritiriz diye kendimizi avutuyor, bugünlük kendimize izin veriyorduk :)

FC13

FC14

Yemeğin ardından her masadan birileri kalkıp konuşmalar yaptı, malesef İtalyanca olduğundan pek birşey anlamadık söylenenlerden. Sonra Fede ve Carlotta bize harika bir dans gösterisi yaptılar ve hediyeler açıldı.

FC19-2 FC15

En nihayetinde gece 1de kendimizi dans pistine atabildik. Dans pistinin hazırlandığı yerde ise envai çeşit tatlı bizleri bekliyordu. Zaafiyet geçirmekten korksak da tatlılara da hayır diyemedik. İtalya’daki düğün midelerimiz için tam bir ziyafet olmuştu.

FC16

Gece 02.30da otobüsler bizi şehre bıraktı ve artık yaşlanmış vücutlarımız ısrarla uyku istediği için yarın sabah kahvaltıda buluşmak üzere herkesle vedalaştık. Bu İtalyan düğünü beklentilerimizin çok çok üzerinde gerçekleşmişti. Verona’yı da düğün vesilesiyle de görmüş olduğumuza sevinmiştik.
Pazar Fede ile Carlotta yine bizleri yalnız bırakmamış ve gitmeden yanımıza uğramışlardı.. Mükemmel ev sahipliği yapmışlardı ve onlara bir şekilde bu güzel düğün için kendi fotoğraflarımla teşekkür edecek olmama seviniyordum. Hakan’ın da fotoğraf asistanlığı takdire şayandı doğrusu :)
Yaklaşık 1 ay sonra dostlarımızın fotoğraflarını düzenlendim ve kendilerine gönderdim. Beğenilerini ve teşekkürlerini bir değil defalarca ilettiler, bu beni daha da mutlu etti. Umarım evliliklerinin bereketine ve huzuruna bir nebze de benim fotoğraflarımın katkısı olsun :)
Bu yazı Düğün, Fotoğrafçılık, Fotoğraflar, Genel, Gezi / Seyahat içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Rüya Gibi bir İtalyan Düğünü için 9 cevap

  1. Irmak Yılmaz dedi ki:

    Guzel yemek ve guzel muzigin oldugu her sey keyifli olacağı icin Bende düğünümüz icin menü hazırlamaya çalışıyorum.
    Bu güzel düğünde ikram edilen yemek ve aperatiflerin isimlerini hatirliyor musunuz ?

  2. aliephdal dedi ki:

    Bİr gezi fotoğrafçısı olarak tarzın konusunu alkışlamak istiyorum arkadaşım. Bulduğun güzel ışığı doğru karelere çevirdiğin içinde ayrıca teşekkurler. Takibimdesin….
    ayrıca düğün fotoğrafları adına 10. yıl durumumuz olursa 18 Ekim 2018 takvimine kaydet olur mu?
    sevgiler…

  3. Seda’cığım harikasın! İnsanın tekrar evlenesi ve sana fotoğraf çektiresi geliyor. 10. senemize planlasak mı acaba?
    Çifte de bir ömür boyu mutluluklar! Allah mesut etsin
    :)

  4. alkimdogan dedi ki:

    Nefis fotoğraflar! Ve Verona sokakları. Tarihin büyüsü bir başka. İnsan gezerken bunu daha da iyi hissediyor. Verona’yı her seferinde ıskaladım ama bir sonraki sefere gidip o meşhur arenasında opera izlemek gibi bir hayalim var:)

    Ben de bloğunuzu Hayal Kahvem sayesinde keşfettim.
    Sevgiler,

    • Merhabalar, hosgeldiniz blogumuza :) Tesekkur ederiz bu guzel yorumunuz icin. Yazimizda Verona’dan pek bahsedememistik, yorumunuz sayesinde sizinle sohbet etmek nasip oldu.. Romeo ve Juliet’in sehri Verona, dediginiz gibi meydanlariyla, arenasiyla, tarihiyle, sarabiyla ve yemekleriyle insani buyuluyor. Tam bir haftasonu gezi rotasi, ozellikle ilkbahar ve sonbaharda.. Ama arenada opera dinlemek icin Haziran’da gitmek daha iyi olabilir, cunku her yil Haziran ayinda Arena di Verona’da acik hava Opera Festivali var.. Biz arenasina giremedik, ancak disardan gorebildik. Umariz siz ziyaretiniz esnasinda bu hayalinizi gerceklestirebilirsiniz :)

  5. Hayal Kahvem dedi ki:

    Seda’nın o içten yazısı eşliğinde, çektiği fotoğrafları seyretmek tek kelimeyle MÜTHİŞ!
    Tebrikler.

    Gizli Not: Acaba bu güzelim fotoğrafları görenler, düğün fotoğraflarını çektirmek isterse, Seda böyle bir teklifi kabul eder mi?
    Çok hoş ve etkileyici bir albüm hazırlayacağına eminim. Çok güzel hepsi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s