Çok Lezzetli Susamlı Tavuk Kanatları

Son zamanlarda bizim evde moda oldu. Herhangi bir konu üzerine Hakan’la iddiaya giriyoruz, kaybeden o haftanın yemeklerini yapıyor.. Böylece bu akşam yemeği kim yapacak derdi de ortadan kalkmış oluyor :) İlk iddiayı ben kazanmıştım, bir hafta boyunca Hakan’ın ellerinden birbirinden güzel yemekleri afiyetle yemiştim. Hazır yemeğe konmak pek bir keyifliydi doğrusu.. İlk tecrübenin verdiği keyifle ikinci iddiaya da girdim, ama bu sefer kaybeden ben oldum.. Bir hafta boyunca her gün ‘bu akşam ne pişirsem’ sorusu ile karşı karşıyaydım.. Öyle alelade yemek yapmak da istemiyordum, çünkü Hakan kendi görevini çok ciddiye almış, yeni tarifler denemiş ve görevini başarıyla tamamlamıştı. Benim ondan geri kalır yanım mı vardı? Hayır.. Yeni bir şeyler denemeliydim..
Haftanın ilk yemeğine elimdeki tavuk kanatlarını değerlendirerek başlayacaktım. Tavuk kanatları buzdolabında çözüledursun, hemen işe koyulup fıldır fıldır internetten değişik tavuk kanadı tariflerine bakmaya başladım. Tesadüfen Asya usulü susamlı tavuk kanadı tarifiyle karşılaştım. Hakkındaki yorumlara bakılacak olursa çok beğenilen bir yemekti. ‘Öyle güzel oldu, böyle parmaklarımızı yedik, her hafta mutlaka yaparız’ yorumlarına dayanamayıp başladım malzemeleri gözden geçirmeye..
Malzemelerden Hoisin sosunu daha önce hiç kullanmamıştım. Onun yerine ne kullanabilirim diye bakarken, yorumlarda mutlaka onun kullanılması tavsiye ediliyordu.. Neydi bu Hoisin sosu denen şey? Taklidi çok mu zordu?
Kısa bir araştırma sonrasında gördüm ki bu Hoisin sosu Çin mutfağının vazgeçilmez soslarından birisi.. Kızartmalar, ızgaralar ve sebzelerin marine edilmesinde sıklıkla kullanılan bu sosun, koyu renkli ve oldukça kıvamlı bir yapısı var. Kelime anlamı deniz mahsulü (seafood) olan ancak içinde denizden gelen hiçbir şey barındırmayan bu sosun tadı hem tuzlu hem de tatlı. İçinde soya, sirke, sarımsak, tuz, kırmızı toz biber ve tatlandırıcılar var. Eh madem bu işe baş koyduk, hangi malzeme gerekiyorsa gidip alacağız.. Siz bu sosu nereden mi bulacaksınız? Bu devirde Türkiye’de her türlü malzeme bulunabiliyor, işte ispatı:
Super mutfak’tan sipariş buraya tıklayınız  ya da Koza gıdadan sipariş icin buraya tıklayınız: Oturduğunuz yerden siparişi veriyorsunuz, evinize teslim ediliyor, müthiş!
Malzemeleri tedarik ettikten sonrası kolay çünkü yemeğin yapılışında hiçbir zorluk yok, çok pratik..
Malzemeler
  • 1,5 kg tavuk kanadı
  • 1 büyük diş sarımsak
  • ¾ tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı soya sosu
  • 2 tatlı kaşığı Hoisin sosu
  • 2 tatlı kaşığı bal (çiçek balı olabilir)
  • 1 tatlı kaşığı susam yağı (Asya usülü)
  • Bir tutam tatlı kırmızı toz biber
  • 1,5 tatlı kaşığı susam
  • 1 adet yeşil soğan (sadece yeşil kısmı), ince doğranmış
E malzemeler de tamam, o zaman başlayalım yemeğimizi yapmaya :)
Yapılışı
Fırını 220 derece önceden ısıtın. Genişçe ve sığ bir fırın kabını alüminyum folyoyla kaplayın ve folyoyu iyice yağlayın ki tavuklar yapışmasın.
Sarımsağı güzelce ezip tuzla püre haline getirin. Sarımsak püresini derince bir kaba geçirip, soya sosunu, Hoisin sosunu, balı, susam yağını ve kırmızı toz biberi ilave edip güzelce karıştırın. Tavuk kanatlarını ilave edip üzerlerini bu sosla kaplayın.
Tavukları tek sıra halinde fırın kabına dizin ve tepsiyi fırının orta rafına yerleştirin. Yaklaşık 35 dk pişirin. Yarı zamanda tavukları ters yüz edin ki her iki tarafı da pişsin.
Pişen tavukları derince bir kaba geçirin. Susam ve yeşil soğanı da kaba ekleyin ve tavuklarla karıştırın.

 

Çok lezzetli susamlı tavuk kanatlarınız hazır.. Afiyet olsun :)
Not: Aynı sosu somon balığı için de kullanabilirsiniz (yeşil soğan hariç), aynı şekilde fırında pişirilince somonun tadı muhteşem oluyor! Bizden söylemesi..
Reklamlar

Midye Dolması

İstanbul’u ve sokak yemeklerini çok özlüyoruz…Kokoreci, tantuniyi, ıslak hamburgeri ama en çok ta midye dolmayı…
Birkaç hafta önce bir Pazar dedik ki bugün vakitten bol ne var, uğraşalım özlediğimiz midye dolma lezzetini yakalayalım.. Marketten o günün taptaze midyelerinden aldık ve bulup buluşturduğumuz onlarca tariften kafamıza göre bir harman yapıp midye dolmamızı yaptık..
Harika oldu, bir oturuşta neredeyse tamamını bitiriyorduk Seda’yla.
Burada midyeler tertemiz sakalsız geliyor, eğer sizin aldığınız pazarda, balıkçıda midyeler sakallı, pis geliyorsa önce bunları tek tek temizlemeniz gerekiyor.
Midyelerin canlılığı, ilk hassas nokta.. İki kere canlılık testinden geçmeleri lazım. İlk test şöyle: musluktaki suyu biraz akıtarak iyice soğutun, geniş bir kaba soğuk suyu doldurun ve içine midyelerinizi boşaltın. Arkadaşlar ağızlarını hemen açıyorlarsa nanaylar, ne yazık ki çöpe gidiyorlar… Ağızları hala kapalı olanlar ise canlı olanlar, biz bunları kullanacağız…
Daha sonra geniş bir tencereye su doldurup içine ilk testimizden geçen midyeleri koyuyoruz, altını yakıyoruz, su iyice ısınmaya başladıkça midyeler ağzını açmaya başlıyor, ağzı açılan midyeleri kısa bir süre sonra başka bir kaba alıyoruz kenarda bekletiyoruz. İkinci canlılık testini bu aşamada yapıyoruz, bu sefer ilkinin tam tersi; kaynayan suda ağzını açmayıp dibe çökenler oluyor, onları da atacağız. Bu haşlama suyunu ise iç pilavını pişirirken kullanmak üzere saklıyoruz.
Seda da ben de kuş üzümü ve fıstığı bol seviyoruz dolmalarda, bu sefer de farksız olacak. Kuş üzümümüzü yarım saat kadar sıcak suda bekletiyoruz yumuşasınlar diye. İki büyük soğanı küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. İki diş sarımsağı da miniminnacik ediyoruz. Zeytinyağında önce fıstıkları, sonra soğanı atıp güzelce pembeleşinceye kadar kavuruyoruz, sonradan içine sarımsakları da ekleyip yakmadan kısık ateşte devam ediyoruz. İçine önceden yıkadığımız iki su bardağı pirinci katıp kavurmaya devam ediyoruz. Bu dolmada baharat çok önemli; içine bolca karabiber, beyaz biber, biraz tarçın ve muskat atıp tuzunu da ekleyip karıştırıyoruz. Ve sonra da içine 3 bardak dolusu midyeleri haşladığımız sudan ekleyip üzerini kapatıyoruz. Suyunu çektiğinde şimdiden leziz fakat daha henüz tam pişmemiş bir pilav oluyor.. Bu haliyle pilavı kenara ayırdığımız ağzı açık midyelerin içine dolduracağız ve sonra tekrar pişireceğiz.
Doldurmaktaki püf nokta midyenin kabuklarını birbirine bağlayan kasları yırtmaktan geçiyor. Eğer hiçbir şey yapmadan midyelerin içini iç pilavıyla doldurursanız bastırdığınız midye kapakları hoop diye geri açılır, çok ta inatçıdır. Bu yüzden midyeyi doldurmadan iki kapağı iki tarafa doğru 90 derece birbirlerine dik olacakları şekilde kıvırarak birbirine bağlayan kasları yırtmak gerekiyor. Ancak bundan sonra içini doldurduğumuz midyeleri kapayabiliyoruz. İşin en ama en çileli kısmı bu kısım. Buraların küçük küçük midyelerini tek tek uğraşarak doldurmak iki kişi birden yapmamıza rağmen 25-30 dakikamızı aldı.
İçlerini doldurduğumuz midyeleri dikkatlice dik bir şekilde tek sıra halinde geniş tenceremizin tabanına yerleştirdik. Midyelerimiz bittiğinde tencerenin dibi de tıka basa dolmuştu. Eğer bir tencere az gelirse ek küçük bir tencere kullanın, üst üste yapmayın derler sizin de haberiniz olsun… Tencereye midyelerin üzerini tamamen kapatacak kadar su ekleyip tekrar ocağın altını açıyoruz. 15dk kısık ateşte pişiriyoruz ve tataaam midye dolmamız hazır!
Biz içini doldurduktan sonra tekrar suda pişireceğimiz için maydanoz ve/veya dereotunu iç pilavına hiç katmadık, ama çok yakıştığı için midye dolmalarımızı löpür löpür yerken üzerlerine ve yanlarına dereotu serptik. Bol bol limonlarımızı da kestik. Açtık, sıktık, yedik, açtık, sıktık, yedik…
 
Hani ay çekirdeğine derler ya yedikçe bırakamıyorsun diye. Bu daha da beter bir şey.. Yedikçe yiyorsun bırakınca suçluluk duyuyorsun. Birbirimize bile ‘acaba ben yokken kalanları yer mi?’ diye şüpheyle bakar olduk o derece yani. Bir de mübareği ılık yesen bir güzel, soğuk yesen bir başka güzel. Neyse işte böyle. Hâlihazırda dibinizde güvendiğiniz, sevdiğiniz midye dolma yapan bir sokak satıcısı, balıkçı vesaire yoksa uğraşın didinin kendiniz yapın derim. Harcadığınız vakte değiyor.
Malzemeler
1kg temizlenmiş taptaze midye
2 su bardağı pirinç
2 büyük soğan
2 diş sarımsak
3 çorba kaşığı zeytinyağı
Bir avuç kuş üzümü ve bir avuç dolmalık fıstık
Bolca karabiber, tuz, beyaz biber
Bir tutam tarçın, muskat
Süsleme ve lezzet için dereotu ve/veya maydanoz, bolca limon.
H.

Buffalo Wings

Acıyı seviyoruz! Gözlerin yaşarır ya hafif, boncuk boncuk terlersin, için bir mutluluk dolar… Seda’yla yıllardır buffalo soslu tavuk kanatlarının hastasıyız, kırmızımsı rengi de çeker beni… Ben Gürcüyüm, Gürcüler 5 kuruş fazla olsun kırmızı olsun dermiş, bu tavuklar hem kırmızı hem lezzetli!;)

Yapması da inanılmaz kolay… Çok detaylı bir tarife gerek bile yok.. 10-15 kanat için anlatıyorum..
Önce tavukları biraz dinlendirmemiz gerekiyor. Bir kapta yarım bardaktan biraz fazla un, zevkinize göre de toz biber, pul biber ve tuz katıp karıştırın… Yaptığınız karışımı tavukların üzerine yayvan bir kapta güzelce dökün.. Arada kabı biraz sallayın ki tavukların her tarafı bu karışıma bulansın. Daha sonra tavukların üzerini strech film’le kaplayın ve 1-2 saat buzdolabında dinlendirin.
Tavuklarımızı pişirme vakti geldiğinde, bir tavaya üzerlerini örtecek kadar ayçiçek yağı koyup ocağı orta-yüksek ateşe alın, yağ hazır olduğunda (180-190 derece civarı bu tip kızartmalar için en ideal ısı, eğer termometreniz varsa) tavukları içine atıp altın sarısı oluncaya kadar kızartın. Kızaran tavukları bir kaba aktarın.
Şimdi geldik leziz ve basit sosa! Önce bir diş sarımsağı güzelce dövün. 50-60 gr tereyağını bir kapta kısık ateşte eritin, içine önce sarımsakları ekleyip biraz karıştırın,  sarımsak kokusu verdiğinde 1 şişe tabasco sosunu (hani şu acıso derdik biz eskiden, siz de der miydiniz?:)) içine boşaltın ve biraz karabiber ekleyin. Kısa süre karıştırıp iyice her şeyin bir araya gelmesini sağlayın.. Ve işte sosumuz hazır bile! Tavukların üzerine boşaltın ve güzelce karıştırın, sallayın, çalkalayın:)
Hot wings oldu mu yanında bunun o acısını bir az da olsa hafifletecek bir şey olmazsa olmaz. Biz burada içine ince ince taze soğan doğradığımız sour cream (ekşi krema) kullanıyoruz.. İçine  batırıp batırıp yiyoruz:) Ha derseniz ki biz nereden bulacağız sour cream’i, bence o kadar dertlenmeye değmez en kötü süzme yoğurt falan da şahane olur…
Eğer siz de acı yemeyi seviyorsanız, şu şipşak buffalo kanatları kaçırmayın derim!
İçindekiler:  Bir tutam tuz, karabiber, toz biber, pul biber; 10-15 tavuk kanadı; bir şişe Tabasco acı sos (57ml’lik küçüklerden, abartıp büyük şişeyi boşaltmayın:)); yarım bardak un; bir diş sarımsak; 50-60 gr tereyağ; ayçiçek yağı.

H.

Bir Pazar Kahvaltısı

Pazar kahvaltısını sevmeyen var mıdır? Sizi bilmiyoruz ama biz bayılıyoruz…Genelde geç kalkıyoruz ve hemen heyecanla kahvaltıyı hazırlamaya koyuluyoruz…Bizim için pazar kahvaltısı çok önemli çünkü bizim kişi çalışan insanlar için bir sonraki özenli kahvaltıya daha en az 6 gün var! :)
Geçtiğimiz Pazar kendimize basit ama leziz bruschetta tipi bir kahvaltı hazırlayalım dedik.. Evet biliyoruz çok basit bir şey bunu yazmaya ne gerek var diyebilirsiniz ama bazen en lezzetli şeyler en basit tariflerden çıkıyor… Hazırlamak sadece 10-15 dk sürüyor ama şimdiden bizim favorilerimiz arasına girdi..
Sırrı malzemelerde… İşte hızlı ve lezzetli bir kahvaltıya giden yol, yanında bir de demlenmiş çay, oh değmeyin keyfimize:
 Malzemeler (2 kişilik)
-Kahverengi/Beyaz Taşfırın ekmeği
-1 paket tazecik mozzarella di bufala
-Fırında kurutulmuş domatesler
-Çekirdeği çıkarılmış siyah zeytinler
-Zeytinyağı
-Bir tutam tuz ve karabiber
Yapılışı
Ekmeği ince uzun dilimleyip bir fırın tepsisine dizin. Üzerine taze mozzarella’yı ince yuvarlak dilimler halinde yerleştirin. Onun da üzerine fırında kurutulmuş domatesleri yerleştirin.

Sır bu domateslerde, Amsterdam’da Sacla diye bir İtalyan markasının olağanüstü lezizlikte fırında kurutulmuş ve zeytinyağında saklanan domateslerini bulduk, keşfettiğimizden beri sürekli alıyoruz. Her yerde satılan ve güneşte kurutulmuş domates yazanların daha iyi olmasını bekliyor insan, çünkü kulağa güneşin altında yavaşça kuruması çok daha leziz geliyor ama hiç de öyle değil, bu domatesler bir harika… Evde fırınımda kendi domateslerimi kurutmak bir dahaki hedefim, araştırmalarım sürüyor bu konuya daha sonra tekrar döneriz…
Nerede kalmıştık, daha sonra üzerine çekirdeği çıkarılmış siyah zeytinler, biraz taze çekilmiş karabiber ve bir tutam deniz tuzu ve bu iş tamamdır.. Önceden 180 dereceye ısıttığınız fırına tepsiyi yerleştirin ve mozzarella kremsi görünene kadar 5-6 dk fırında tutun..

Çıkar çıkmaz da altın vuruş! En sevdiğiniz sızma zeytin yağınızı üzerlerinde çekinmeden gezdirin..Off canım çekti yine..Umarım sizin de hoşunuza gider… 

S.

Fransa’nın Picardy Bölgesinden bir Pırasalı Tart…

Leziz bir pırasalı tartla başlayalım mı, ne dersiniz?
Bir keresinde Fransız bir iş arkadaşım öğlen yemeği için işe kendi hazırladığı pırasalı tartdan getirdi ve bana da denemem için bir dilim verdi. Söylediğine göre bu Fransa’nın Picardy bölgesinden geleneksel bir tarifmiş, pişirmesi ise çok kolay…
Doğrusu söylemek gerekirse annem pişirmediği sürece büyük bir pırasa hayranı değilimdir. Bu yüzden tatmadan önce pırasalı tartla ilgili beklentilerim oldukça düşüktü. Ben de sizin gibi ‘tuzlu tart ha, hem de pırasalı, hmm garip’ gibi bir tepki verdim ilk başta, ama karşılaştığım lezzet harika bir sürpriz oldu…Tabii hemen merak edip tarifini istedim ve eve gelir gelmez mutfaktaki fırının yolunu tuttum… Ufak bir iki değişiklik de yaptım tarifte tabi, kendi görsel zevkime göre üzerini örgü şeklinde hazırladım (oldum olası sevmişimdir örgü şeklini) bir de içine kendi damak zevkime göre çok sevdiğimiz keçi peynirinden koydum, sonuç harika oldu!
Bu tartı yapmak hem çok basit, hem ekonomik ve hem de minimum mutfak ekipmanı gerekiyor. ‘Ayy yarın misafirim gelecek, kurabiye börek dışında farklı ne yapabilirim’ diye düşünüyorsanız, işte size fırsat! Eğer siz de tadını merak ettiyseniz ve denemek isterseniz işte tarifi:
Hazırlama süresi: 30 dakika
Pişirme süresi: 30 dakika
Pişirme ısısı: 210 °

Malzemeler (4 kişilik)

– 2 rulo hazır pastane hamuru (milföy hamuru da kullanabilirsiniz)
– 750 gr pırasa
– 50 gr tereyağı
– Beyaz şarap
– 200 gr keçi peyniri
– 2 soğan
– 2 yumurta sarısı
– 100 ml crème fraîche
– Tuz, Karabiber ve biraz muskat

Yapılışı

Pırasaları 2-3 santimlik parçalara bölün. Sadece 4-5 dakika tuzlu suda haşlayın. Daha sonra güzelce süzüp kenara ayırın. 

 

Öbür tarafta bir tavada tereyağını eritip içine soğanları atın. Soğanlar pembeleşince pırasaları keçi peynirini, muskatı, tuz ve karabiberini ekleyip 9-10dk daha bu şekilde pişirin. Ayrı bir kapta 1.5 yumurta sarısını krema ile çırpıp pırasalara ekleyin, son olarak biraz beyaz şarap katın ve karıştırın. Bir iki dakika sonra tavayı ocaktan kaldırın. 2 yumurtadan arta kalan yarım yumurta sarısını daha sonra fırına koymadan önce kullanacağız, bir kenarda saklayın.
    
Bir tart kabına, merdane yardımıyla açtığınız hazır hamuru altını kaplayacak şekilde yerleştirin. Hamurun üzeri ve kenarlarda çatal yardımıyla ufak delikler açın ki pişerken kabarmasın. Kenarlarını da güzelce kesip yapıştırın; böylece tartın tabanı hazır olsun. Bu haliyle önceden ısıtılmış fırında 3-4 dakika içini doldurmadan pişirin.
Fırından çıkardığınız tart tabanının içini hazırladığınız, serinlemiş pırasalı karışımı dökerek doldurun. Üzerini daha estetik durması için örgü şeklinde hamurla örtebilirsiniz. Üst kısmına kalan yarım yumurta sarısını bir fırça yardımıyla sürün. 220 derecedeki fırında 27-30 dakika pişirin.
Afiyet olsun!!

S.